Antraknoz Hastalığı Belirtileri, Nedenleri Ve Mücadele Yöntemleri
Kabakgillerde Antraknoz: Belirtiler, Etmen ve Etkin Mücadele Yöntemleri
Kabakgiller (Cucurbitaceae) ailesi; hıyar, kabak, kavun, karpuz, balkabağı gibi birçok ekonomik öneme sahip sebze türünü kapsar. Bu bitkiler, sıcak ve nemli iklim koşullarında sıkça yetiştirilir. Ancak bu koşullar, aynı zamanda mantar kaynaklı hastalıklar için de elverişlidir. Bu hastalıklardan biri de antraknoz olarak bilinen ve ciddi ürün kayıplarına yol açabilen bir hastalıktır.
Bu makalede, kabakgillerde antraknoz hastalığının etmeni, belirtileri, yaşam döngüsü ve etkili mücadele yöntemleri ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
Antraknoz Nedir?
Antraknoz, bitkilerin yaprak, sap, gövde ve meyve kısımlarında çökük, koyu renkli lezyonlara neden olan bir mantar hastalığıdır. Kabakgillerde bu hastalığın etmeni genellikle Colletotrichum orbiculare veya Colletotrichum lagenarium olarak bilinen mantarlardır.
Hastalık, hem açık tarlalarda hem de sera koşullarında görülür ve uygun ortam bulduğunda çok hızlı bir şekilde yayılır. Nemli hava, sık yağışlar ve yüksek sıcaklıklar mantarın çoğalması için en uygun koşullardır.
Etmen ve Yaşam Döngüsü
Antraknoz etmeni, tohumla, enfekte bitki artıklarıyla veya bulaşık tarım aletleriyle taşınabilir. Mantar, kış mevsimini bitki artıklarında veya toprakta miselyum formunda geçirir.
İlkbaharda sıcaklıklar yükselip nem oranı arttığında sporlar çimlenir. Yağmur damlaları, rüzgar veya sulama sıçramalarıyla bitkinin sağlıklı dokularına ulaşır. Sporlar bitki yüzeyine temas ettiğinde çimlenir ve bitki dokusuna girerek enfeksiyonu başlatır. Özellikle yaprak ve meyve yüzeyinde su birikmesi enfeksiyonu kolaylaştırır.
Hastalık Belirtileri
Yapraklarda Belirtiler
Antraknozun en erken belirtileri yapraklarda görülür. Öncelikle suyla ıslanmış gibi görünen küçük lekeler oluşur. Bu lekeler zamanla büyüyerek sarımsı kahverengi bir hâl alır. Şiddetli durumlarda lekeler birleşir, yaprak dokusu kurur ve yaprak erken dökülür. Yaprakların kaybı fotosentezi azaltarak verimde ciddi düşüşe neden olur.

Sap ve Gövdede Belirtiler
Sap üzerinde oluşan koyu, çökük lezyonlar, bitki dokularında iletim bozukluklarına yol açar. Bu bölgeler genellikle çatlamış ve mantar miselyumuyla kaplıdır. Gövdedeki enfeksiyonlar bitkinin su ve besin taşınmasını engeller.
Meyvelerde Belirtiler
Meyvelerde genellikle düzensiz şekilli, çökük ve koyu renkli lekeler oluşur. Bu lekelerin merkezinde bazen turuncu veya pembe renkte spor kütleleri görülebilir. Enfekte meyveler yumuşar, çatlar ve pazarlanabilirliğini tamamen kaybeder. Hastalık hasat sonrası dönemde de meyvede çürüme yaparak depolama süresini kısaltabilir.

Hastalığın Yayılmasını Etkileyen Faktörler
-
Nem: Yüksek nem ve uzun süreli yaprak ıslaklığı enfeksiyon için en önemli faktörlerdir.
-
Sıcaklık: 22–28 °C arası sıcaklık hastalığın gelişimi için idealdir.
-
Yağış: Yağmur veya üstten sulama yöntemleri sporların sıçramasına yardımcı olur.
-
Bitki sıklığı: Sık dikim, yapraklar arasında hava akışını azaltır ve nemi artırır.
-
Enfekte bitki artıkları: Toprakta veya tarlada bırakılan hasta bitkiler bir sonraki sezon için kaynak oluşturur.
Mücadele Yöntemleri
Antraknozla mücadelede tek bir yöntem yeterli değildir. En etkili sonuç, kültürel, kimyasal ve biyolojik önlemlerin bir arada uygulanmasıyla elde edilir.
1. Kültürel Mücadele
-
Sağlıklı, sertifikalı tohum kullanılmalıdır.
-
Tohumlar ekim öncesi uygun fungisitlerle ilaçlanmalıdır.
-
Ekim nöbetine dikkat edilmeli, aynı tarlaya en az üç yıl boyunca kabakgil ekilmemelidir.
-
Hasat sonrası bitki artıkları tarladan uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.
-
Damla sulama tercih edilmeli, yaprak ıslatıcı sulamalardan kaçınılmalıdır.
-
Bitkiler arasında yeterli mesafe bırakılarak hava sirkülasyonu artırılmalıdır.
2. Kimyasal Mücadele
- Hastalığın ilk belirtileri görülür görülmez koruyucu fungisit uygulamalarına başlanmalıdır.
- Bakırlı bileşikler, mankozeb, klorotalonil ve azoksistrobin gibi etken maddelere sahip ilaçlar etkili olabilir.
- İlaçlama, yaprakların her iki yüzeyini kaplayacak şekilde yapılmalıdır.
- Aynı etki mekanizmasına sahip ilaçların sürekli kullanılması direnç gelişimine yol açabileceğinden, farklı gruplar dönüşümlü olarak tercih edilmelidir.
3. Biyolojik Mücadele
Son yıllarda biyolojik kontrol ajanları (örneğin Trichoderma türleri) antraknoza karşı alternatif bir çözüm olarak öne çıkmaktadır. Bu faydalı mikroorganizmalar, patojenle rekabet ederek veya onu baskılayan maddeler üreterek enfeksiyonu azaltır.
Ayrıca bitki özleri ve doğal antifungal bileşikler de destekleyici rol oynayabilir.
Dayanıklı Çeşitler
Bazı kabakgil türleri ve çeşitleri antraknoza karşı doğal direnç göstermektedir. Dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi, uzun vadede en ekonomik ve çevre dostu mücadele yöntemidir. Ancak hastalığın farklı ırkları bulunduğundan, bir çeşidin bir bölgede dayanıklı olması, başka bir bölgede aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle yerel denemeler ve sertifikalı tohum kaynakları tercih edilmelidir.
Entegre Mücadele Yaklaşımı
Antraknozla etkin mücadele için şu stratejiler birlikte uygulanmalıdır:
-
Sağlıklı tohum ve fidan temini
-
Ekim nöbeti uygulaması
-
Bitki artıkları ve yabancı ot temizliği
-
Uygun sulama yöntemi seçimi
-
İlk belirtilerde fungisit uygulaması
-
Dirençli çeşitlerin tercih edilmesi
Bu önlemler birlikte uygulandığında hastalığın şiddeti önemli ölçüde azaltılabilir.
Antraknozun Ekonomik Önemi
Antraknoz, kabakgil üretiminde %30 ila %50’ye varan ürün kaybına neden olabilir. Pazarlama döneminde meyve çürümesi, raf ömrü kısalması ve kalite kaybı da göz önüne alındığında, bu hastalık üreticiler için büyük bir ekonomik risk oluşturur. Erken teşhis ve doğru mücadele, zararların en aza indirilmesini sağlar.
Sonuç
Kabakgillerde antraknoz, özellikle sıcak ve nemli bölgelerde üreticiler için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Hastalıkla mücadelede erken teşhis, sağlıklı tohum kullanımı, uygun kültürel uygulamalar ve bilinçli ilaçlama büyük önem taşır. Entegre mücadele stratejilerinin benimsenmesi, hem ürün kalitesini korur hem de kimyasal kullanımını azaltarak çevre dostu bir üretim sağlar.
- Sait
- ***@sorhocam.com
- Aliş
- ***@sorhocam.com
- Etem Ünüvar
- ***@sorhocam.com
- SÜLEYMAN ÖĞÜT
- ogu***@gmail.com
- Ecrin
- ***@
- Salih
- ***@
- Antraknoz
- ***@
- Seçil
- ***@
- Nejdet
- ***@






