🦗 Çekirge Nedir?

Çekirgeler, Orthoptera takımına ait sıçrayıcı özellikli böceklerdir. Çoğu zaman zararsız olsalar da, popülasyonları aşırı arttığında ve sürü oluşturduklarında, tarım alanları için büyük bir tehdit haline gelirler. Bu durum özellikle sıcak ve ılıman iklimlerde görülür.

Çekirge Nedir? Zararları Ve Mücadele Yöntemleri

Temel Özellikleri:

  • Boyut: Türlerine göre 2 cm'den 20 cm'ye kadar değişebilir.

  • Yapı: Baş, göğüs ve karın bölümlerinden oluşur. Göğüs bölgesinde üç çift bacak (arka bacakları sıçrama için güçlüdür) ve kanatlar bulunur.

  • Yaşam Döngüsü: Yılda genellikle tek bir döl verirler. Dişiler yumurtalarını gruplar halinde toprağa bırakır. Yavrular (nimfler) yaklaşık 5-6 hafta içinde ergin hale gelir.

 

🌾 Çekirgelerin Zararları

Çekirgeler, özellikle toplu halde bulundukları salgın durumlarında ekonomik düzeyde çok büyük zararlar verebilirler.

  • Beslenme: Kültür bitkilerinin (çayır, mera, tahıl, ayçiçeği, pamuk, bağ, sebze vb.) yeşil kısımlarını, yapraklarını, sürgünlerini, çiçeklerini, hatta dane ve meyvelerini yiyerek zarar verirler.

  • Bitki Kıyımı: Bitkilerin saplarını kesmek suretiyle de hasara yol açarlar. Özellikle genç bitkilerde zarar oranı çok yüksektir.

  • Fidan Zararı: Yiyecek bulamadıklarında, meyvelik ve orman fidanlarının gövdelerini (özellikle kök boğazını) kemirerek zarar yaparlar.

  • Virüs Taşıyıcılığı: Bazı çekirge türlerinin bitkilere virüs bulaştırdığı da saptanmıştır.

  • Kıtlık Riski: Yoğunlukları çok arttığında, o bölgede %100'e varan zararlara ve dolayısıyla kıtlığa neden olabilme potansiyeline sahiptirler.

 

🛡️ Mücadele Yöntemleri

Çekirge mücadelesi, genellikle yavru (nimf) dönemi ve ergin dönemi olmak üzere iki aşamada yapılır. Mücadelede toplu hareket etmek yasal bir zorunluluk ve başarı için kritik öneme sahiptir.

 

1. Kültürel Mücadele

Bu yöntemler, kimyasal kullanmadan popülasyonu azaltmayı hedefler:

  • Sürüm: Çekirgelerin yumurta bıraktığı alanların (yumurtalıkların) sürülmesi, yumurtaların yok edilmesini sağlayarak yoğunluğu azaltır. Bu, salgın öncesi önemli bir önlemdir.

 

2. Biyolojik Mücadele (Doğal Düşmanlar)

Çekirgelerin popülasyonunu kontrol eden doğal düşmanların korunması ve desteklenmesi çok önemlidir:

  • Kuşlar: Sığırcık, leylek, karga, serçe, keklik gibi kuşlar hem yavru hem de ergin çekirgelerin en önemli doğal düşmanlarıdır.

  • Diğer Düşmanlar: Bakteri (soğuk havalarda ölüme neden olan $Aerobacter\ aerogenes\ var.\ acridiorum$ gibi) ve parazit mantarlar (yağmurlu, nemli havalarda ölüm meydana getirirler), entomopatojenik nematodlar ve diğer yırtıcı böcekler de biyolojik kontrol sağlar.

  • Çiftlik Hayvanları: Tavuk ve ördek gibi kümes hayvanları, özellikle yavru çekirgeleri büyük miktarda tüketerek popülasyonu düşürmede etkili olabilirler.

 

3. Kimyasal Mücadele

Kimyasal mücadele, popülasyonun çok yüksek olduğu ve diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda, bir uzmanın gözetiminde uygulanır.

  • Zamanlama: En önemli kısım yavru (nimf) mücadelesidir. Yavrular toplu halde ve daha az hareketli olduklarından, mücadele daha kolay ve daha az alanda yapılabilir. Yavru mücadelesi bitirilmeden ergin mücadelesine geçilmemelidir.

  • Uygulama Şekli: İlaçlama genellikle zehirli yemler veya püskürtme (atomizör) şeklinde yapılır. Zehirli yemler, özellikle bitki örtüsü az olan veya sebze/tütün gibi hasada yakın hassas kültür alanlarında tercih edilebilir.

  • Saatler: İlaçlama, çekirgelerin en aktif olmadığı veya dinlenme halinde olduğu saatlerde daha etkili olur.

    • Yavru Mücadelesi: Günün her saatinde yapılabilir.

    • Ergin Mücadelesi: Sabah çok erken veya akşamın geç saatlerinde yapılmalıdır.

 

Önemli Not: Kimyasal mücadelede kullanılacak ilaçlar (örneğin Cypermethrin veya Malathion etken maddeli ürünler) ve dozları, mutlaka T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlı olmalı ve yerel Tarım Teşkilatlarının tavsiyelerine uyulmalıdır.

 

Harika! O halde çekirge türleri ve erken uyarı sistemleri hakkında size bilgi vereyim.

 

🦗 En Çok Zarar Veren Çekirge Türleri

Türkiye'de tarıma en çok zarar veren ve mücadele gerektiren ana türler, genellikle toplu halde hareket edebilme (gregarious phase) yeteneğine sahip olanlardır.

Çekirge Türü Yaygın İsim Zarar Potansiyeli Dağılım ve Özellikler
Dociostaurus maroccanus Fas Çekirgesi Çok Yüksek (En zararlısı) Ülkemizde en büyük salgınlara neden olan türdür. Karasal iklim bölgelerini sever ve toplu (sürü) yaşama eğilimi en yüksektir.
Calliptamus italicus İtalyan Çekirgesi Yüksek Özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde görülür. Genellikle Fas Çekirgesi kadar sürü oluşturmaz ancak popülasyonu arttığında büyük zarar verebilir.
Anacridium aegyptium Mısır Çekirgesi Orta Daha çok ağaç ve çalılıklar arasında yaşar, nadiren toplu görülür. Özellikle fidanlara ve bağlara zarar verebilir.

 

🚨 Erken Uyarı ve Tahmin Sistemleri

Çekirge istilaları genellikle ani geliştiği için, erken uyarı sistemleri ve tahminler, mücadele başarısı için hayati önem taşır. Bu sistemler, potansiyel salgınları önceden belirlemeyi hedefler.

 

1. Sürvey ve Gözlem Çalışmaları

  • Yumurtalık Tespiti: Mücadele ekipleri, çekirgelerin kışlamadan önce yoğun olarak yumurta bıraktığı alanları (yumurtalıkları) haritalar ve işaretler. Bu, bir sonraki bahar mücadele planının temelini oluşturur.

  • Nimf Kontrolü: Yumurtadan çıkış zamanında, genç çekirgelerin (nimflerin) yoğunluğu ve gruplaşma eğilimi sürekli gözlemlenir. Belirli bir alandaki metrekare başına düşen nimf sayısı, kimyasal mücadeleye başlama kararını belirler.

 

2. İklim ve Çevre Verilerinin Kullanımı

Çekirge popülasyonunun artmasında sıcaklık ve nem kritik rol oynar.

  • Sıcaklık: Özellikle yumurtadan çıkış ve nimf gelişimi için yüksek sıcaklıklar (erken bahar ve yaz ayları) kritik önem taşır. Erken ve sıcak geçen bir ilkbahar, daha erken ve daha yoğun bir çekirge dölü anlamına gelebilir.

  • Yağış: Kuraklık, çekirge popülasyonlarının göç etme ve toplanma eğilimini artırabilir, bu da sürü oluşumunu tetikler.

 

3. Uydu ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)

Modern tarımda, büyük alanları hızlıca taramak ve riskli bölgeleri haritalamak için teknoloji kullanılır:

  • Vejetasyon İndeksleri (NDVI): Uydu görüntüleri, bitki örtüsünün yoğunluğunu ve sağlığını gösteren veriler sağlar. Bu veriler, çekirgelerin beslenme alanlarını ve potansiyel toplanma noktalarını belirlemede kullanılır.

  • Risk Haritaları: Tarihsel salgın verileri, iklim ve arazi verileri birleştirilerek hangi bölgelerin (özellikle sonbaharda yumurtlama için) risk altında olduğu tahmin edilir ve mücadele kaynakları bu alanlara yönlendirilir.

 

Bu tür erken tespit ve tahminler, çiftçilere ve yetkililere doğru zamanda, doğru yerde ve en çevre dostu yöntemlerle mücadeleyi başlatma fırsatı verir.

 

🧪 Kimyasal Mücadelede Kullanılan Etken Maddeler

Çekirge mücadelesinde en çok kullanılan ve etkisi kanıtlanmış kimyasal maddeler, genellikle böceklerin sinir sistemini hedef alan insektisitlerdir.

 

1. Sentetik Piretroidler

Bu grup, hızlı etki etmeleri ve düşük dozlarda bile yüksek verim sağlamaları nedeniyle en sık tercih edilen gruptur.

  • Etken Maddeler:

    • Deltamethrin: Çok düşük konsantrasyonlarda bile temas ve mide yoluyla hızlı etki eder.

    • Cypermethrin / Alpha-Cypermethrin: Geniş spektrumlu olup, hem nimflere hem de erginlere karşı etkilidir.

  • Özellik: Hızlı'vurma' gücüne sahiptirler (knock-down effect), yani böceği kısa sürede etkisiz hale getirirler.

 

2. Organofosfatlı Bileşikler

Bu gruptaki bazı maddeler, özellikle daha geniş alanda ve toplu mücadelede kullanılabilir.

  • Etken Madde:

    • Malathion: Geniş kullanım alanına sahiptir ve hem temas hem de solunum yoluyla etki eder.

  • Özellik: Çevre kalıcılığı piretroidlere göre biraz daha fazladır, ancak doğru dozajda ve zamanda kullanımı önemlidir.

 

3. Diğer Kimyasallar (Özellikle Zehirli Yemler İçin)

Bazı mücadelelerde, çekirgelerin yiyeceklerine karıştırılarak kullanılan, yavaş etki eden ancak uzun süreli koruma sağlayan maddeler de tercih edilebilir.

  • Etken Madde Örneği: Fipronil (genellikle zehirli yemlerde kullanılır).

⚠️ Önemli Not: İlaç seçimi, hedef çekirge türüne, uygulama alanının özelliğine (tarım arazisi, mera, hassas bölge), çevresel koşullara ve ilgili Bakanlık talimatlarına göre mutlaka yetkili ziraat mühendisleri tarafından yapılmalıdır.

 

⚙️ Saha Uygulama Yöntemleri

Kimyasal mücadele, en yüksek verimi almak ve çevreye en az zararı vermek için spesifik yöntemlerle uygulanır:

 

1. Zehirli Yem Uygulaması (Tercih Edilen Yöntem)

  • Prensip: Çekirgelerin yiyeceği olan kepek veya saman gibi bir taşıyıcı maddeye kimyasal insektisit karıştırılarak hazırlanır.

  • Uygulama: Yem, çekirgelerin yoğun olduğu alanlara, özellikle de sabah erken saatlerde serpilerek dağıtılır.

  • Avantaj: Sadece çekirgeleri hedef aldığı ve ilaç havaya yayılmadığı için çevreye daha az zarar verir ve faydalı böcekler ile kuşlar için risk daha düşüktür. Özellikle yavru (nimf) mücadelesinde ve seyrek bitki örtülü alanlarda çok etkilidir.

 

2. İlaçlı Sisleme ve Püskürtme (Atomizör Uygulaması)

  • Prensip: İlaçlı su karışımının çok ince damlacıklar halinde havaya ve bitki yüzeylerine püskürtülmesi.

  • Uygulama: Genellikle yer aletleri (traktör arkası atomizörler) veya büyük salgınlarda uçak/helikopter gibi hava araçları ile yapılır.

  • Avantaj: Geniş alanların kısa sürede kaplanmasını sağlar ve hızlı bir sonuç alınmasına yardımcı olur.

  • Dikkat Edilmesi Gereken: Püskürtme sırasında ilaçlama rüzgâr hızı ve yönüne göre yapılmalı, faydalı böcekler ve su kaynakları gibi hassas bölgeler korunmalıdır.

 

3. Bariyer (Engel) Oluşturma Yöntemi

  • Prensip: Toplu halde yürüyen çekirge yavrularının hassas tarım alanlarına girişini engellemek için kimyasal bariyerler veya fiziksel hendekler oluşturulur.

  • Uygulama: Tarım arazisinin etrafına kimyasal ilaç şeritleri çekilerek veya hendekler kazılarak çekirgelerin bu bariyerlere yığılması sağlanır. Hendeklere düşen çekirgeler daha sonra toplu olarak imha edilir.

 

Bu yöntemler, çekirge popülasyonunun büyüklüğüne ve mücadelenin hangi aşamasında olunduğuna göre profesyonel ekipler tarafından belirlenir ve uygulanır.

 

⚖️ Çekirge Mücadelesinin Yasal Boyutu ve Sorumluluk

Çekirgeler, bireysel bahçelerden ziyade büyük tarım alanlarını ve ekosistemleri tehdit eden bir zararlı olduğu için, mücadelesi Türkiye'de yasal düzenlemelerle sıkı bir şekilde denetlenir.

 

1. Zorunlu ve Mecburi Mücadele

  • Kanuni Yükümlülük: Çekirge zararlısı, Mecburi İlaçlama Zararlıları kapsamında yer alır. Bu, bireysel çiftçiden ziyade, Devletin ve yerel Tarım ve Orman Teşkilatlarının öncülüğünde, toplu ve koordineli bir şekilde mücadele edilmesinin zorunlu olduğu anlamına gelir.

  • Çiftçinin Sorumluluğu: Çiftçiler ve arazi sahipleri, arazilerinde çekirge yumurtalıklarını veya yavrularını tespit ettiklerinde derhal ilgili Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine ihbar etmekle yükümlüdürler. İhbar etmeyenler hakkında yasal işlem yapılabilir.

  • Toplu Mücadele: Mücadele, genellikle toplu bir plan dahilinde ve resmi ekiplerce yürütülür. Kimyasal mücadele uygulamaları, çevreye ve insan sağlığına etkileri nedeniyle sıkı denetim altındadır.

 

2. Yasal Dayanak

Çekirge mücadelesinin dayandığı ana mevzuat, genellikle Zirai Mücadele ve Karantina Hizmetleri ile ilgili yönetmelikler ve genelgelerdir. Bu belgeler, hangi zararlıya karşı ne zaman, nerede ve hangi yöntemlerle mücadele edileceğini belirler.

 

🌍 Uluslararası İşbirliği

Çekirgelerin göçmen doğası, bir ülkedeki salgının hızla komşu ülkelere yayılabileceği anlamına gelir. Bu nedenle uluslararası işbirliği hayati önem taşır.

 

1. Erken Uyarı ve Bilgi Paylaşımı

  • FAO (Gıda ve Tarım Örgütü): Birleşmiş Milletler'e bağlı FAO, özellikle Çöl Çekirgesi (Schistocerca gregaria) gibi uluslararası tehdit oluşturan türler için küresel bir gözetim ve tahmin sistemi yürütür. Bu sistem, tehlike altındaki ülkelere erken uyarı mesajları gönderir.

  • Bölgesel Organizasyonlar: Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölge ülkeleri, çekirge göç yollarını ve popülasyon durumlarını izlemek için düzenli bilgi alışverişinde bulunur. Bu, salgınların sınır ötesine geçmeden önlenmesi veya kontrol altına alınması için kritik öneme sahiptir.

 

2. Ortak Mücadele Programları

Sınır bölgelerinde ortaya çıkan büyük salgınlarda, komşu ülkelerle ortak ilaçlama ve mücadele programları düzenlenir. Bu, zararlının bir ülkeden diğerine geçişini engellemek ve mücadelenin etkinliğini artırmak için gereklidir. Uluslararası işbirliği, sadece teknik bilgi ve ekipman paylaşımı değil, aynı zamanda mücadele için gerekli olan finansal kaynakların temininde de önemli bir rol oynar.

Anahtar Kelimeler :
BU KONU HAKKINDAKİ YORUMUNUZ NEDİR?
KULLANICI GİRİŞİ

Gmail Hesabım İle Bağlan

Yeni Kayıt Formu
Şifremi Unuttum?