• notifications1
  • menü

Bugün : 21 Ocak 2019 Pazartesi

Tanımlayıcı Toksikoloji Nedir?

İNTFA

Toksikoloji kelime olarak “zehir bilimi”’dir. Bu yüzyılın başına kadar yeterli olan bu tanım, özellikle son 40-50 yılda bilim ve teknolojideki hızlı gelişmenin toksikoloji bilimine de yansıması sonucunda yetersiz kalmıştır. “Toksikoloji, kimyasallar ile biyolojik sistem arasındaki etkileşmeleri zararlı sonuçları yönünden inceleyen bilim dalıdır” veya “toksikoloji kimyasalların zararsızlık limitlerini belirleyen bilim dalıdır” şeklindeki tanımlar toksikolojinin günümüzdeki işlevini daha kolay anlatabilmektedir. Ancak toksikolojinin, tanımlayıcı toksikoloji, klinik toksikoloji, çevre toksikolojisi, endüstri toksikolojisi, adli toksikoloji, analitik toksikoloji ve ekotoksikoloji gibi alt dalları düşünüldüğünde her dalın işlevine göre ayrı ayrı tanımlar getirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. 

 

16.Yüzyılda Paracelsus’un (1493-1541) zehiri tanımlarken kullandığı “her madde zehirdir. Zehir olmayan madde yoktur; zehir ile ilacı ayıran dozdur” şeklindeki ifade, bugünkü modern toksikolojinin de çıkış noktasıdır. Her kimyasalın doza bağımlı olarak toksik etki gösterebilmesi gerçeği toksikolojinin uğraş konusunu ilaç, kozmetik, tarım ilacı, gıda katkı maddeleri, ev temizlik malzemesi ve endüstriyel kimyasallar olarak çok geniş bir alana yaymaktadır. Bütün bu kimyasallara, organizmaya yabancı anlamına gelen “ksenobiyotik” adı da verilmektedir. 

 

Bu yüzyılın başına kadar kullanılan kimyasalların sayısı birkaç bin ile sınırlı idi. Bu kimyasalların büyük bölümünü de bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklı doğal maddeler oluşturuyordu. 20.yüzyılda organik kimya biliminde dolayısıyla kimya endüstrisindeki hızlı gelişme, kullanılan kimyasalların sayısını hızla arttırmıştır. Bugün büyük bölümü sentetik olmak üzere 80.000’in üzerinde kimysal madde çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Bu kimyasalların başlıcaları; ilaç aktif maddesi (4.000), ilaç yardımcı maddesi (2.000), kozmetik (3.000), gıda katkı maddesi (2.600), tarım ilacı (1.500) ve endüstriyel kimyasal (48.000) olarak dağılım göstermektedir. Kullanılan kimyasallara her yıl 1.000 yeni kimyasalın eklendiği hesaplanmaktadır. Sayısal artışın yanı sıra miktar olarak da hızlı bir artış söz konusudur. 

 

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’ın verilerine göre Dünya kimyasal madde üretimi 1950 yılında 7 milyon ton iken, bu rakam 1970 yılında 63 milyon tona ve 1985 yılında 250 milyon tona yükselmiştir. Bugün bu rakamın 400 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir. Kimyasal kullanımındaki bu hızlı artış toplumsal kemofobi olarak adlandırabileceğimiz bir gelişmeyi beraberinde getirmiştir. Kemofobinin oluşmasında kimyasal madde kullanımındaki artışın yanı sıra kimyasalların yol açtığı trajik olayların da rolü büyüktür. 1960’ların başında Talidomit adlı sedatif ilacın yol açtığı 10.000’den fazla malformasyonlu doğum, bu trajik olayların başında gelir.

 

Talidomit faciası boyutunda olmasa dahi ilaçların yol açtığı çok sayıda epidemik olay kimyasallardan korkuyu besleyen önemli faktörler olmuştur. Kimyasalların yarattığı çevre sorunlarının anlaşılması da 1960’lı yıllarda hız kazanmıştır. Rachel Charson’ın 1962 yılında yayınlanan Sessiz Bahar (Silent Spring) isimli kitabı toplumsal kemofobinin oluşmasında önemli etkenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

 

Bu kitapta yer alan “insan nesli, Dünya tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir şekilde döllenmeden ölüme kadar olan süreçte her an zararlı kimyasalların tehditi altındadır” şeklindeki genellemeler, daha sonraki yıllarda konuya tek yönlü yaklaşımı nedeniyle eleştirilse dahi, kitabın yayınlandığı yıllarda kimyasallara karşı gelişen korkunun önemli bir kaynağı olmuştur. Bir yandan kimyasalların yarattığı tehlikeler diğer taraftan modern yaşamın sürdürülmesinde bunların artan miktarlarda kullanılma gerekliliği kimyasalların  üretim öncesi ve sonrası zararsızlık limitlerini belirleyen bir bilim dalı olarak toksikolojinin önemini arttırmıştır.

 

Bilim ve teknolojide özellikle son 30-40 yılda yaşanan hızlı gelişme toksisite olarak adlandırdığımız, kimyasalların organizmada oluşturduğu hasarın belirlenmesi ve toksisite mekanizmalarının  hücresel, biyokimyasal ve moleküler düzeyde aydınlatılmasında da yardımcı olmuştur. Her gelişen bilim dalı gibi toksikoloji de alt-dallara ayrılarak gelişmesini sürdürmektedir. Uygulama alanları dikkate alındığında bu alt-dallar aşağıda belirtildiği gibi isimlendirilebilir. 

 

 

1. Tanımlayıcı (Deskriptif) Toksikoloji

Deney hayvanlarında yapılan toksisite testlerini kullanarak bir kimyasalın toksikokinetiğini ve toksisite profilini ortaya çıkartan bilim dalı “tanımlayıcı (deskriptif) toksikoloji” olarak adlandırılır. 

 

2. Klinik Toksikoloji

Kimyasal maddeler, ilaçlar ve toksinler tarafından oluşturulan hastalıkların araştırılması, eğitimi, önlenmesi ve tedavisi konularında faaliyet gösteren bilim dalıdır.

 

3. Çevre Toksikolojisi

Su, hava, toprak ve gıdalardaki kimyasal kirletici yükünün hızla arttığının anlaşılması çevre toksikolojisinin önemli bir bilim dalı olması sonucunu getirmiştir. Çevre toksikolojisi çevrede bulunan kimyasal kirleticilerin insan sağlığı üzerinde yaptığı hasarı inceler.

 

4. Endüstri Toksikolojisi

Toksikolojinin işyerlerinde karşılaşılan kimyasallarla ilgili olarak işçi sağlığının korunması konusunda faaliyet gösteren dalıdır. 

 

5. Adli Toksikoloji

Zehirlerin suç unsuru olarak kullanılmaları binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Günümüzde bağımlılık yapan maddeler de dahil olmak üzere adli tıbbın konusuna giren zehirlenme olaylarında adli toksikologlar, analitik toksikoloji yöntemlerini kullanarak vücut sıvı ve dokularında yaptıkları analizler ile adalete ışık tutmaktadırlar.

 

6. Analitik Toksikoloji

Kimyasalların vücut sıvı ve dokularından analizini konu alan bilim dalıdır. Aletli analiz yöntemlerindeki hızlı gelişme çok düşük derişimlerin dahi analizine imkan sağlamıştır. Analitik toksikoloji yöntemleri toksikolojinin tüm alanlarında kullanılan yardımcı yöntemlerdir.

 

7. Ekotoksikoloji

Çevredeki kimyasalların zararı yalnızca insana bağlı değildir. Çevredeki hayvanlar ve bitkiler de bu kimyasallardan zarar görmektedir. Yeni bir dal olan ekotoksikoloji çevredeki kimyasallar ile hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar arasındaki etkileşmeleri zararlı sonuçları yönünden inceler.

Zirai Mücadele Tanımları

Zirai Mücadele Tanımları

WHO: Dünya Sağlık Örgütü (World Heath Organization ) Antidot : Tarım İlaçlarının sıcakkanlılarda zehirlenme yapabilme özeliğini ortada kaldıran kimyasal maddelerdir. Acceptable Daily İntake (Günlük Alınabilir Doz-ADI) :İnsanın hayatı boyunca günde alınmasına müsaade edilen madde miktarı o...

Zirai Mücadelenin Tanımı Ve Mücadele Yöntemleri

Zirai Mücadelenin Tanımı Ve Mücadele Yöntemleri

Zirai Mücadelenin Tanımı Ve Mücadele Yöntemleri ZİRAİ MÜCADELE NEDİR Bitkisel Üretimi sınırlayan, hastalık, zararlı ve yabancı otların zararından bitkileri korumak; bu yolla tarımsal üretimi arttırmak ve kalitesini yükseltmek amacıyla yapılan tüm işlemlere Bitki koruma veya başka bir deyişle...

Bitki Koruma İle İlgili Tanımlar

Bitki Koruma İle İlgili Tanımlar

BİTKİ KORUMA İLE İLGİLİ TANIMLAR Bitki Koruma: Tarımsal üretimi arttırmak, korumak ve kalitesini yükseltmek amacıyla, bitkileri hastalık, zararlı ve yabancı otlardan koruma faaliyetidir. Bitki Koruma İlacı: Tarımsal bitki ve ürünlere musallat olan zararlı ve hastalıkları yok etmek veya bunla...

x
Aklınıza bir soru mu takıldı, Siz sorun uzmanlarımız cevap versin!

Semih

(2 yıl önce)

Tşklrrrrrrrrr.

Çiğdem

(2 yıl önce)

 Çevre Toksikolojisi'ni biraz daha açabilir misiniz?

Yaprak Biti Zararlıları

Yaprak Biti Zararlıları

MEYVE AĞAÇLARINDA GÖRÜLEN YAPRAK BİTLERİ Elma Yeşil Yaprak Biti (Aphis pomi) Elma Gri Yaprak Biti (Disaphis plantaginea) Şeftali Yaprak Biti (Myzus persicae) Erik Unlu Yaprak Biti (Hyalopterus pruni) Şeftali Gövde Kanlı Biti (Pterochloroides persicae) Kırmızı Gal Yaprak Bitleri (Disaphis ...

Koruyucu Ve Sistemik Fungusitler

Koruyucu Ve Sistemik Fungusitler

KORUYUCU FUNGUSİTLER Bakırlı bileşikler: En çok kullanılan koruyucu fungisit gruplarından birini oluşturmaktadırlar. Bakirhidroksit, bakirkarbonat, bakiroksit, bakiroksiklorür gibi hazır preparatlar halinde bulunmakla birlikte; bakirsülfat, kullanımdan hemen önce hazırlanmaktadır. Etkisi güçlü v...

Böcek Morfolojisi

Böcek Morfolojisi

Arthropoda şubesinin genel özelliklerine ilave olarak ergin böcekler şu özelliklere sahiptirler; (1) vücut üç kısımdan (baş, thorax ve abdomen) ibarettir, (2) thorax ta 3 çift bacak vardır, (3) Thorax ta genellikle 2 çift kanat mevcuttur, (4) Bir çift anten vardır, (5) bileşik ve basit gözler bu...

Fungal Ve Bakteriyel Hastalıklara Karşı Kullanılan İlaçlar

Fungal Ve Bakteriyel Hastalıklara Karşı Kullanılan İlaçlar

ZİRAİ MÜCADELEDE KULLANILAN İLAÇLAR (ETKEN MADDELERİ) Bu yazımızda sizler için zirai mücadele kullanılan etken maddelerinin hangi hastalıklara karşı (Fungal - Bakteriyel) kullanıldığından bahsedeceğiz. 1. KORUYUCU FUNGİSİTLER ( PREVENTIVE FUNGICIDES) - BAKIRLILAR (COPPER COMPOUNDS) ( * ...

Fungisit Etkili Zirai Mücadele İlaçları

Fungisit Etkili Zirai Mücadele İlaçları

FUNGUSİT ETKİLİ ZİRAİ MÜCADELE İLAÇLARI Fungusit (en. fungicide), mantar ve mantar sporlarının öldürülmesinde ve kontrol altına alınmasında kullanılan kimyasallara verilen genel isimdir. Fungi kelimesinden türetilmiştir. Fungusitler tarımda verim kaybını engellemek için kullanılır çünkü manta...

Böcek Ekolojisi

Böcek Ekolojisi

BÖCEK EKOLOJİSİ Ekoloji : organizmalar arasında ve organizmaların çevreleriyle ilişkilerini inceleyn. Ekoloji üç seviyededir. Bireysel olarak organizma Populasyon (aynı tür bireylerin oluş. top) Komminütü (birden fazla pop. oluş. top.) Birey ekolojisi ; çevrenin bireyi nasıl etkiled...

Pestisitlerin Uygulanması

Pestisitlerin Uygulanması

Zirai mücadelede ilaç kullanımı, insan, çevre, gıda güvenliğine ve doğal dengeye olumsuz etkileri en aza indirecek şekilde, teknik talimatlara, gereken dozlara ve bitki fenolojisine uygun olarak yapılmalıdır. Yanlış bir uygulamanın insanlara, hayvanlara bitkilere ve çevreye telafi edilemez zararl...

Önemli Sebze Hastalıkları

Önemli Sebze Hastalıkları

Sebze türlerinde, tarla kontrolünde diğer tür ve çeşit ile her bir tür için aşağıdaki tabloda belirtilen hastalıklar yönünden kontroller yapılmalıdır. Tür HASTALIKLAR Acur Antraknoz, hıyar mozaik virüsü Bamya Yapr...

Nematodlar İle Mücadele

Nematodlar İle Mücadele

Nematodlar Nematodlar tatlı ve tuzlu sular ile nemli topraklarda yaşadıkları gibi canlı ve ölü hayvanlar ile bitkilerin üzerinde veya içinde yaşarlar. Büyüklükleri 0.5-1.5 mm uzunluğundadır. Çoğunlukla vücut, uzun ve silindirik yapılı yumuşak ve halkasızdır. Vücutları genellikle renksiz olup baz...

Viral Hastalıklar

Viral Hastalıklar

VİRAL HASTALIKLAR Virüs hastalıklarının oluşturduğu semptomların önceden beri bilinmesine rağmen bu hastalıkların etmenlerin virüs olduğu son yıllarda tanınmaya başlamıştır. Bitkilerde hastalık yapan yaklaşık 600 adet virüs bilinmektedir. Virüsler sadece elektron mikroskop altında görülebilen nü...

KULLANICI GİRİŞİ

Kullanıcı Adınız

Şifreniz

Üye Ol Şifremi Unuttum

SPONSORUMUZ

Ä°NTFA

SİTE İSTATİSTİKLERİMİZ
  • Konular (4087)
  • Haberler (2660)
  • Resimler (5297)
  • Dokümanlar (1724)
  • Üyeler (7624)
reflesh

En uzun yaşayan ağacın genelde çınar olduğunu biliriz; ancak bir zeytin ağacının 1500 sene yaşadığını size söylesek?

WWW.SORHOCAM.COM

Başka yerde arama, tarıma dair aradığınız her ne varsa burada! Tarım Haberleri, bitki hastalıkları, zararlıları, gübreleme, ilaçlama ve daha fazlası...